Câmaat-i İslâmî’nin mesleği
Soru
Câmaat-i İslâmî mensupları bir camide haftalık toplantılarını yapıyorlardı; bu toplantıda “Tefhîmü’l-Kur’ân”ı, ardından hadisleri, sonra da Mevdûdî’nin “Hutubât” (“Hutbeler”) adlı eserini okuyorlardı. Tebliğ Cemaati’ne bağlı kimseler, cami içinde gürültü çıkararak Câmaat-i İslâmî mensuplarının bu toplantısını, “Bunlar İslâm’dan sapmış, sapkın, kâfir, fâsık” vb. diyerek durdurttular. Onların bu sözleri ne ölçüde doğrudur?
Cevap
Mevdûdî’nin Câmaat-i İslâmî’si hakkında yandaki fetvada yazılmıştır, ona bakınız. Bu cemaate kâfir denmemelidir; hakkında küfür fetvası verilmemiştir. Tebliğ Cemaati’nin [onlara] kâfir demekten tamamen kaçınması gerekir; küfür fetvası vermek hiçbir şekilde onun işi değildir. Câmaat-i İslâmî’ye ne kâfir desin, ne de onlarla tartışıp münakaşa etsin.
Kaynak: Fetava-i Mahmudiyye
Önizleme. Metnin tamamı JavaScript açıkken görüntülenir.